3 Temmuz 2015 Cuma

Haziran 2015 Sık Kullanılanlar




Merhaba, ne zamandır blogda sık kullandığım ve favorim olan ürünlerden bahsetmek istiyordum. O gün bugün dedim ve ilk yazımla karşınızdayım.





Haziran ayının başlarında makyaj yapıyordum ama sonlarına doğru yüzüme bir şey sürmek istememeye başladım. Sadece göz makyajı yapar oldum. Göz makyajımda da bana The Balm'ın Autobalm paletlerinden California ve Wet'n Wild'ın Comfort Zone paleti eşlik etti.

Fırça olarak tabi ki sadece Sigma E35'i kullanmadım. Ancak bu ay elimin en çok gittiği fırça bu olduğu için sizinle paylaşmak istedim.





Ayın ilk zamanlarında yani ten makyajı yaparken Rimmel London'ın Match Perfection fondötenini kullandım. Bu ürüne bir aşkım falan yok sadece bitmesini sitiyorum artık çünkü elimde çok fazla ten ürünü birikti.

RT'in Setting Brush'ı bu ay favorim oldu çünkü pudrayı tüm yüzüme değilde bazı bölgelere uygulamak istediğimde işimi çok kolaylaştırdı.

Yaz'a yakışan fresh, uyanık, canlı göz makyajlarım için Rimmel London'ın Scandaleyes kalemlerinden ten rengi olanı da gözlerimin içinde çok kullandım. Hayatımda gördüğüm en iyi ten rengi kalem değil ama işimi görüyor.





Koton'dan aldığım Lolly isimli parfüm şekerli koku sevenler için güzel bir seçenek. Ben de Haziran boyunca bayılarak kullandım.


Gülsha markasının gül suyunu hem tonik olarak hem de serinlemek istediğimde bol bol tükettim. Şişesinin spreyli olması da inanılmaz kolay bir uygulama sağladı.

Pastel'in koyu mor-bordo 119 numaralı ojesini de silip silip tekrar sürdüm. Yaz aylarında herkes açık renklere yöneliyor biliyorum ama benim renk seçimim mevsimlere göre değişmiyor farkettiğiniz üzere :)






Son favorim de Dove'un Kırık Uçlara Karşı Etkili Saç Bakım Kürü oldu. Bir iki pompa ürünü nemli saçlarıma uygulayarak kullanıyorum. Tamamen olmasa da kırıklarım büyük ölçüde azaldı. Hele ki yeni ombre yaptırmış biri olarak saç uçlarım çok yıpranmıştı. Bu ürün yavaş yavaş toparlıyor diyebilirim.

Benim Haziran'da kullandığım ürünler bunlardı. Siz bu ay neler kullandınız, benimle paylaşırsanız sevinirim.

* Yorumladığım ürünlerin linkleri aşağıda!








2 Temmuz 2015 Perşembe

Sohbet Muhabbet || MakeupbyGizemAkgüneş - Gizem Akgüneş




Merhaba!
Sohbet Muhabbet köşemizin bu seferki konuğu Instagram'dan tanıyacağınız Gizem. Bilmeyenler onu @makeupbygızemakgunes olarak aratıp bulabilirler.

Gizem tanışma fırsatı da bulduğum kişilerden. İnanılmaz sıcakkanlı, samimi ve şeker. Bir o kadar da güzel. Hadi gelin neler konuşmuşuz onlara geçelim.





1- Öncelikle beni kırmadığın için çok teşekkür ederim. İlk sorum takipçilerininde muhakkak çok merak ettiği bir konuyla ilgili olacak. Blog ya da Youtube kanalı açmayı düşünüyor musun?

Senin gibi dünya tatlısı bir lokumu nasıl kırabilirim? Ben teşekkür ederim. Blog ya da Youtube kanalı açmayı şimdilik düşünmüyorum. Önceden planlarım vardı ama zaman ayıramadım, meşgul oluyorum çünkü. İlerde ne olur bilemiyorum tabi, gidişata göre yön vereceğim.


2- Bilmeyenler için Gizem eğitimli bir makeup artist. Peki nerden eğitim aldın ve daha da önemlisi bu alanda eğitim almaya nasıl karar verdin?

Evet bir makyaj akademisinden eğitim aldım. MC Akademi mezunuyum. Bende çocukluktan gelen bir şey bu aslında, çocukluğum makyaja aşık olarak geçmiş. Hep söylerim 3 yaşımda aynaya bakmadan kırmızı ruj sürermişim hem de taşırmadan :) Benimki tamamen yürek işi. Bir fırsat geçti elime ve eğitim alma fırsatı buldum, iyi ki de almışım :)

3- Sence bu alanda başarılı olmak isteyen biri nasıl olmalı?

Öncelikle tamamen yürekten sevmeli mesleğini :) Sonra yetenek ve el alışkanlığı gerekiyor. Sürekli kendini geliştirmeli bir makyöz ya da makyör. Benim şahsi düşüncem bunlar kısa ve öz oldu sanırım :)


                                                                                                                                                                                                                                4- Üç tane highend marka ürün alma şansın var.

                                                              Hangi markalar olurdu?


Güzel bir soru olmuş:)
Ben öncelikle Tom Ford rujlara hayranım zaten severek kullanıyorum. O yüzden rujlarını almaya devam ederdim.
Charlotte Tillbury Filmstar Bronze&Glow bu aralar keşke benim olsa diye iç geçirdiğim ürünlerden ve son olarakta Hourglass Ambient Lightning.








5- Freelance çalışıyor ve özellikle gelin makyajları yapıyorsun. Bu esnada seni en çok zorlayan ne oluyor? (Problemli ciltler, olmayacak şeylerin istenmesi, gelin adayları vb.)

Açık konuşmak gerekirse kararsız gelin adayları diyebilirim. Kişinin kendi fikri ve isteği benim için çok önemli. Kararsızlık kimi zaman beni zorluyor Buse :)





6- Şimdiye kadar moda olupta kendine uyguladığın en çılgın makyaj neydi?

Son zamanlarda modaya uyup değişik makyajlar yapma fırstaı bulamıyorum maalesef meşguliyetim var. Birdde sürekli eyeliner kullanıyorum makyajlarımda, benimle bütünleşti gibi, sanırım hep böyle devam edecek.









7- Genelde erkekler fazla makyajdan hoşlanmıyor. Sende kozmetiğin ortasındasın. Erkek arkadaşının makyajla ilgili fikirleri ne? Makyajı seviyor mu? Doğal makyajdan mı yoksa kırmızı rujları, kuyruklu eyelinerları mı yakıştırıyor sana?

Erkek arkadaşım benim makyajlı, makyajsız her halimi beğenir, hiç olumsuz yorumlar yaptığını duymadım. Çooook uzun zamandır beraberiz biz ve en büyük destekçim o. İşimle ilgili adımlar atarken hep yanımda olmuş ve destek vermiştir. Bana özellikle kırmızı rujun çok yakıştığını söylüyor. Hatta her konuşmamızda bunu muhakkak söyler. Eyeliner ve kırmızı rujlu hallerimi çok sever. Özel günler dışında kırmızı ruj tercih etmiyorum tabi bunu da ufacık bir not olarak belirtiyim:)

8-İşin gereği farklı ürünler kullanıyorsun. Peki cilt bakımı konusunda hiç vazgeçmeden yapıyorum ve çok memnunum dediğin uygulamalar ya da ürünler var mı?

Cildimin temizliği için çok uzun senelerdir Bioderma sebium kullanıyorum ve çok memnunum. Cildim yağlı olduğundan çok iyi anlaşıyoruz. Nemlendirici ve tonik kullanmıyorum :) Gece yatmadan Skin Code'un göz çevresi kremini kullanıyorum sadece. Çok masrafsızım yahu, bakar mısın 2 ürünler oldu bitti :)

9- Sence tekstilde olduğu gibi makyajda da eskiye dönüş var mı?

Var tabiki. Hatta gözle görülecek kadar eskiye döndük makyajlarda. Tabiki herkes kendine göre makyajlar yapıyor ama şöyle bir baktığımda klasik makyajlar görüyorum. Kedi gözü makyajları, eyelinerlar ve kırmızı rujlar, pürüzsüz tenler... Severim, net! :)






10- Instagram'da bu kadar takip edilmeyi bekliyor muydun? Sence insanların seni takip etmesinin sebebi ne olabilir?

Bu kadar çok takip edileceğimi bilmiyordum açıkçası ki ben çook uzun aralar verdim. Uzun süre paylaşım yapamadım. Her şeye rağmen beni takip edip güzellikleri benimle paylaşmak isteyen bir sürü arkadaşım oldu. Ben kendimi iyi ve şanslı hissediyorum çünkü bir sürü tatlı insan tanıdım:)
Herkese çok teşekkür ediyorum her zaman, teşekkürümü ve güzel dileklerimi asla esirgemem kimseden. Bana iyi geliyor olumlu düşünceler, tatlı düşünceler :)





11- Son olarak kendimi bu konuda ifade edememiştim ya da benim bu yönüm hiç bilinmez dediğin ve paylaşmak istediğin bir şey var mı?

Hala çocuk ruhluyum mesela, belki bunu yansıtamamışımdır kimseye :) Oyuncak dükkanlarına bakmaya bayılırım. Çocuklara dayanamam, çok severim. Hala oyuncaklar ilgimi çekiyor, ben büyümüyorum sanki :) İçimde büyümeyen bir kız çocuğu var.

Sanan çok teşekkür ediyorum bu soruları cevaplama fırsatı sunduğun için Buseciğim. Her şey gönlünce olsun, çok keyif aldım, sevgiler :)


Ben de Gizem'e beni kırmayıp bloguma konuk olduğu için tekrar tekrar çok teşekkür ediyorum.
Bir sonraki Sohbet Muhabbet yazımız çok yakında sevdiğiniz biriyle geliyor!...


30 Haziran 2015 Salı

Guerlain // Rouge Automatique 123



Ahhh bu indirimler, ahh bu gösterişli kozmetik ambalajları!!
İkisi bir olup nasıl da hafifletiyorlar cüzdanımı? 
Guerlain zaten şık ambalajlarıyla aklımı çelmiş markalardan biriydi. Üstüne bir online satış sitesinde 47 liraya düştüğünü görünce bu ruju hemen kaptım.




Ama haksız mıyım siz söyleyin! Şu şık tasarıma nasıl karşı koyabilirdim. Tek elle açılabilen, bu altın rengi ambalaj beni kalbimden vurdu. Görselde gördüğünüz ince boşluğun sonundaki 'G' sembolünü yukarı doğru ittiğinizde ruj adı gibi otomatik olarak çıkıyor.



Yapısı kesinlikle kalın değil. Satin, kremsi bir bitişi var diyebilirim. Ben uyguladığımda koyu renk olmasına rağmen dudağımda lip balm varmış gibi hissettim, rahatsız etmedi.
 Kalıcılığını sevdim. Mat bitişli olmamasına rağmen bir şeyler yiyip içsem de dudağımdan çıkmadı sadece satin bitişin o ıslağımsı parlaklığı soldu o kadar.




Rengi oldukça tatlı bir kırmızı. Kolayca günlük kullanılabilecek bir bitişi var. 100 km uzaktan ben kırmızı ruj sürdüm diye bağırmıyor.




Ambalajı, kalıcılığı, pigmentasyonuyla 47 lirayı haketti benim gözümde. Normal fiyatı 70-80 tl civarı bildiğim kadarıyla. O parayı verir miydim?
İnanın kesin bir cevabım yok.
Siz Guerlain'ın Rouge Automatique serisini deneme fırsatı bulabildiniz mi?



Trend Alarmı!!!! Culotte Pantolonlar




Trend trend diye her gün yeni parçalar giriyor dolaplarımıza. Bu sezon podyumlarda ve vitrinlerde sıkça gördüğümüz culotte pantolonlar bu defa ki konuğumuz.





Belki adından çıkaramadınız ama sanırım görseli görünce neden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Bir çoğunuza göre "manasız bir yerde biten", etek pantolon arası bu parça 70'lerde zirve yapmış, günümüzde de yeniden uyarlanarak kullanılmaya başlandı.


Sizin anlayacağınız yine insanı rezilde eder vezirde tarzında bir akımla karşı karşıyayız.
Hareket etmediğiniz sürece etekten bir farkı olmayan bu 'culotte' pantolonları kimler tercih etmemeli onunla başlayalım:

* Kısa boyluysanız ve hatrı sayılır bir topuklu ayakkabı tercihi yapmayacaksanız.

* Bacak boyunuz kısaysa

* Basen ya da bacak bölgelerinde kilo sorununuz varsa

Kesimi zaten bol olan bu parça sizi olduğunuzdan daha yere yakın ve çok daha kilolu gösterecektir. O nedenle aman dikkat!



E nasıl giyeceğiz biz bunları?

Farklı stillere uyarlanabilecek bir parça olduğundan biraz avantajlısınız. Şık, salaş ya da bohem...
Neyle kombinlediğinize ya da nereye gideceğinize göre birkaç dokunuşla günü kurtarabilirsiniz.

Sneaker, deri ceket ve crop topla konsere, üstüne oversize bir kazak ya da sweatshirtle kahve içmeye, altına topuklu ayakkabı üstüne dekolteli ya da ışıltılı bir parçayla gece dışarı çıkabilirsiniz.




Yaz-Kış kullanılabilecek, konforlu bir parça aslında.
Yüksek belli olanları hoş bir kemerle kullanarak hem şıklaştırabilir hem de daha cool bir görüntü elde edebilirsiniz.




En büyük tavsiyelerimden biri de bu pantolonları giyerken diğer parçaları çok büyük seçmemeniz. Zaten geniş kesimli bir pantolon tercihinde bulunuyorsunuz; oversize palto-ceket ya da devasa çantalar veya takılar babanızın dolabını üstünüze giymişsiniz gibi gözükecektir.

Ama biraz önce oversize kazak tişört giyin dedin, diyenler olacaktır :)
Mutlaka bir parçasını içinize sokun. Tamamını demiyorum kesinlikle ama tek bir tarafı içinize sokmanız hem aşırı kalın görüntüyü ortadan kaldırır, hem daha havalı gözükür, hem de giydiğiniz her bir parçanın ayırtedilmesini sağlar.



Culotte pantolonlarınızla kullanacağınız diğer parçalara göre maskülen ya da feminen bir görüntü elde edebilirsiniz.

İnce çizgili ya da küçük desenli olanlarda tabi ki seçenekler arasında, sadece düz renkleri göz önüne almayın. 



Bu moda sokaklara ne kadar adapte olur bilemiyorum. Çok nadir görüyorum tarzına ekleyen kadınları dışarda. Siz nasıl bakıyorsunuz bu duruma?
Fikirlerinizi bekliyorum...

27 Haziran 2015 Cumartesi

The Balm // Autobalm Hawaii&California Makyaj Paletleti




Ne zaman ülkemize geldiklerini bile farketmediğim gibi almayı da düşünmediğim iki paleti tanıtacağım size.
Bir gün Gratis'te dolaşırken bu paletlerde 1 alana 1 bedava olduğunu görüp Gratis kartımdaki puanları da kullanıp ikisini toplamda 15 liraya almıştım.

Hatta aldıktan sonra bir süre de kullanmadım. O derece şuursuz bir alışverişti yani :)






Ambalaj tasarımları yine klasik The Balm görüntüsünde; kartondan yapılmış üstünde retro çizimler olan paketlemeler. Bu defa da ehliyet şeklinde bir tasarımları var. Gayet cici bence, bu tasarımlar sayesinde ürünler daha da albenili duruyor.


İki farklı paletten oluşuyorlar: California ve Hawaii. İkisinin de içinde dörder ürün var. Birer allık, birer aydınlatıcı, ikişer tane de far.
Paletler küçük ve hafif. Aynalarının olması da avantaj, genelde bu hafiflikte ve boyutta ürünlerin aynası olmuyor.

İsterseniz iki paleti de ürün kategorilerine göre yakından inceleyelim. Böylece almak isteyenlerde aralarındaki farkları ve ürünlerin yapıları, kalıcılıkları, tonları gibi bilgileri edinmiş olurlar.

California paleti, Hawaii'ye göre biraz daha soft ve yumuşak tonlardan oluşuyor diyebilirim.
The Balm'ın diğer paletleriyle bire bir olan ürünler bu arada. Hatta ben mi yanlış görüyorum diye internetten biraz araştırdım ve bu iki paletteki renklerin diğer palettekilerden bir karma olduğunu gördüm.


Hawaii paleti, biraz daha canlı bir allığa sahip, zaten aşağıda detaylı bilgi vericem tek tek.
Bunlar seyahatlerde oldukça pratik paletler olacaktır diye düşünüyorum.
Benim için ikisinin ortak sıkıntısı ürünler küçük olduğundan fırçalara alırken biraz sorun olması.




California'nın allığı şeftalimsi pembe. Ya da bilenler için The Balm'ın Frat Boy allığı desem daha kolay olur. 
Hawaii'nin allığı tam bir pembe hem de en canlı, en neonundan. Bu da yine The Balm'ın Instain allıklarından ülkemize gelmeyen Lace isimli allıkla aynı diyenler var. İkisi de şahane pigmentli ve kalıcılıkları başarılı. Tozutma sorunu biraz var.




Gelelim aydınlatıcılara.
California'nın aydınlatıcısında minik minik ışıltılar var. Ben bu ürünü pembeliğinden ötürü Cindy-Lou Manizer aydınlatıcıya benzettim biraz, belki aynısıdır tam bilemiyorum.

Hawaii'nin aydınlatıcısında sim yok. Sarımsı bir rengi var. Ben ince yapılı aydınlatıcıları sevdiğimden bunu çok kullanmadım.





California'da ki farların birincisi mat bir kahve tonu. Hem kaşlarımda hem gözümün crease bölgesinde severek kullanıyorum. İkinci renk ise ışıltılı içinde grilik olan bir kahve. Tek başına göz kapağına uygulandığında hoş duruyor.

Hawaii paletin ilk rengi leylak-gri karışımı bol ışıltılı bir renk. Diğeri de eyeliner olarakta kullanılan ve benim çoğunlukla bu amaçla kullandığım koyu mor-kahve bir far.


Bildiğim kadarıyla fiyatları 30 tl. Eğer elinizde Nude Tude, Balm Jovi gibi paletler varsa sadece küçük ve taşınabilir oldukları için alın diyebilirim. Onun dışında zaten renkler ya aynı ya da çok yakın.

Ben tanesine 30 tl vermezdim. İndirimlerde çok daha makul rakamlara almak mümkün.
Güzel günler..

24 Haziran 2015 Çarşamba

Avon Color Trend Kalem Ruj - Rose Kisses



Kalem rujları sever misiniz? 
Benim için eğer yapısı güzelse en büyük kurtarıcılar!
Sürümleri de kolay oluyor, taşıması da..
Bu sebepten son dönemlerde kalem rujlarımın sayısı çoğalıyor. Geçen ay Avon kataloğunu karıştırırken rengine vurulunca Color Trend serisinden de bir kalem ruj almak istedim.
Ben bu şeffaf plastik kapak olayını hiç sevmiyorum. Hem kullandıkça kirli duruyor, hem de çatlamaya kırılmaya çok müsait. Asansörlü olması çok hoşuma gitmişti ilk geldiğinde ama 2 haftalık kullanım sonucunda asansör mekanizması bozuldu, boşa dönüyor.
Yani ambalajdan sınıfta kaldı!
Bendeki rengi Rose Kisses. Çok tatlı pembe nude. Ne çok soluk ne de çok canlı. Günlük kullanmam için rengi biçilmiş kaftan. 




Mat bir bitişi var diyebilirim. Yapısı mı yoksa rengi midir sebep bilmiyorum ama dudaklarımdaki bütün kusurları belli etti. Bu yüzden peeling yapılmış ve nemlendirilmiş dudaklara uygulamak gerekiyor.





Dudaklarımın iç kısmına uygulayamadım. Bu yüzden ağzımı açtıkça iç bölgede ürün  olmadığından parça parça bir görüntü oluyor.

Yine renkten mi yapısından mı bilemediğim bir konu da kalıcılığı. Mat yapılı rujlar kalıcı olur genelde ama bu ürün hiç kalıcı değil, belki de dediğim gibi açık renk olduğundandır.
Fiyatı 12 lira gibi bir şeydi. Hatta çok uygun fiyatlı olduğundan az kalsın bütün renklerini alacaktım. Allahtan bir tane denedikten sonra alırım diye düşünmüşüm, 
Şuan başka rengini almayı planlamıyorum.
Mutlu günler��

23 Haziran 2015 Salı

2015 Yaz Makyaj ve Saç Trendleri

İyi akşamlar, herkese mutlu günler..
Bu postta 2015 Yaz makyajında neler moda onlardan bahsedelim istedim.
Hadi bakalım hangi trend size uygun, hangisi değil biraz konuşalım.


Alt Kirpik Diplerinde Renk!




Renkli farlar kullanmaya yavaş yavaş alışırken bu sezon alt kirpik diplerinde mavi, mor gibi canlı renkler uygulandığını görüyoruz. Bu görüntüyü isterseniz göz kapağınızla da tamamlayabilirsiniz. Ancak genelde göz kapağında soft bir makyaj, alt kirpik diplerindeyse canlı renkte kalemler ya da farlar göze çarpıyor.


Islak Ten Makyajı!



Aslında geçtiğimiz Sonbahar'dan beri ten makyajındaki mat görüntü yerini daha ışıltılı daha ıslak bir görüntüye bıraktı. Ancak Yaz'ın gelmesiyle dewy dediğimiz bu görüntüyü daha sık görmeye başlıyoruz.
Elmacık kemikleri, burun üstü, şakaklar, dudak üstü ve çene de hafif aydınlatıcı kullanarak bu trende uymak mümkün.


Doğal Dalgalı Saçlar!




En büyük saç trendlerinden biri de denizden yeni çıkmış gibi görünen saçlar. Maşa kullanılmadan sanki kendi doğal dalgasıymış gibi duran saç modelleri bu Yaz oldukça revaçta. İsterseniz araya salaş bir örgü yaparak daha bohem ve cool bir model elde edebilirsiniz.


Turuncu Dudaklar!




Bu Yaz her şey daha iddialı sanki. Dudaklarda da turuncu tonlar hakim bu sezon. Evet biliyorum biraz alışılmışın dışında ama yavaş yavaş alıştırın kendinizi :)
Bu arada unutmadan turuncu ruj dişleri sarı gösterir bilginiz olsun, önleminizi alın!

Benim 2015 Yaz'ı için bahsedeceğim yenilikler bunlardı. Sizlerin de paylaşmak istediği şeyler olursa yorum bırakabilirsiniz.
Sevgiler...