31 Ocak 2015 Cumartesi

SAG Awards 2015




Bu ünlüler ödül törenlerinin arasında koşturup durmaktan ne ara film çekiyorlar, ne ara podyuma çıkıyorlar anlayamıyorum. Yine bir ödül töreni yazısına başlıyoruz. Şimdiden uyarayım çay, kahve artık ne istiyorsa canınız alın fincanı elinize öyle gelin ekranın karşısına zira uzun bir yazı olacak.





Emma Watson, ödül törenlerinde tarzını çok beğendiğim kadınlardan olmasına rağmen bu defa beni mutlu etmedi. Ceket  elbisenin tülleri olmasa ya da tül yerine ceket kumaşı devam etseydi bayılabilirdim. Markası Dior olan tuvaletin özellikle dekoltesindeki tül, annelerimizin önü açık bluzleri kapamak için eklettikleri parçalara benziyor. Kırmızı rujlu makyajına bayıldım.

O minicik örgülerden oluşan topuzdan nefret ettim Lupita. Ayrıca ilk kez bir Elie Saab tuvaleti beğenmedim. Belki de kıyafetin tonları Lupita Nyongo'a olmamış bilemiyorum.

Julianne Moore'un özensiz saçları inanılmaz gözüme battı. Bakır saça yeşili çok yakıştırıyorum. Her ne kadar daha farklı bir model olabileceğini düşünsem de Givenchy tuvaleti fena değil.





Gelelim Game of Thrones dizisinin hanımlarına. Valla beni çok şaşırttılar. 
Sophie Turner'ın siyah, asimetrik dilim dilim yırtmaçlı Osman elbisesini ve yana atıp lüle lüle yaptırdığı saçları hiç beğenmedim. Louboutin ayakkabılarına aşık olan çok ama maalesef onları da sevemedim.

Ahh Brianne vah Brianne! Nerde dizideki kapı gibi Brianne, nerde üstündeki her şey eğreti durmul Gwendoline Christie. Yani boyu posu yüzünden mi dizideki rolünden mi bilinmez ben bu kadınsılığı hiç yakıştıramadım. Kaldı ki elbisenin modelini de hiç sevemedim.

Natalie Dormer, Naeem Khan elbisesiyle peri kızı gibi olmuş. Dizideki Margaery'nin fettanlığı falan kalmamış. Saçları, hafif makyajı ve elbisesi çok hoşuma gitti.

Emilia Clarke kilo mu almış? Sanki şişmiş, elbiselere sığamamış. Donna Karen imzalı tuvaleti içime fenalık getirdi. Hem renk koyu, hem model kapalı nereye kadar Khaalesi?
Saçlarını da beğenemedim, olmamış.




Galliano tuvaletini sevemedim Jennifer. Desenleri bana kilim ya da koltuk kumaşı gibi geldi. Bir de sanki Jennifer Aniston'ın ten renginde çok boğmuş bu renk. Ayrıca şu saçlarını da biraz farklılaştırsın bana sıkıntı geldi.

Paula Patton beyazlar ve danteller içinde hoş gözüküyor. Tuvaleti Aiisha Ramadan tasarımı. Ten renginde tuvaleti beğendim.

Sofia Vergara yine kırmızılar içinde Donna Karan Atelier tuvaletine bayıldım. Göğüs formuna, bel kısmındaki transparan detaylara tamamen bayıldım. Dümdüz fönlü saçları da sadece elbisenin ortaya çıkmasını desteklemiş.



Viola Davis, MaxMara marka krem rengi tuvaletiyle gözüme hiçte hoş gelmedi. Zaten boyundan bağlamalı tuvaletlerden genellikle hoşlanmıyorum bu da yetmezmiş gibi kıyafetin vücudundaki kusurları örteceğine gözler önüne sermiş.

Reese Witherspoon'da krem rengi tercih edenlerden. Tek omuzlu, klasik be sakin elbisesi Armani. İşte ben böyle sade renklerin modelde de sade ve elegan görünmesini seviyorum. Kırmızı rujda tabiki güzel bir tamamlayıcı olmuş.

Felicity Jones, Balenciaga tasarımı pudra pembesi manasız omuz detaylı tuvaletiyle sanki elbise değil de koliye delik açıp kollarından geçirmiş gibi duruyor. Takılarını, saçını ve clutchını beğenmeme rağmen elbisenin üst şerit detayını sevemedim.





Normalde kırmızı halıda desenli seçimlerden hoşlanmasam da bu defa Rashida Jones'un, Emanuel Ungaro imzalı tuvaletini beğendim. Göğüs dekoltesi, kahkülleri ve makyajı şahane bir ahenk içinde. En çokta mavi şeritler beğenimi kazandı.

Julia Roberts ne yiyor ne içiyor demiycem tabi ki kendini nerde gerdiriyorsa yine tef gibi yüzünü gerdirmiş. E bu genç cilde yakışır diye Givenchy tulumu giymiş her şey güzel de o ayakkabının burnu açık olmasaymış, bir de saçları at kuyruğu yapsaymış iyi olurmuş.





Claire Danis, tören için koyu yeşili tercih etmiş. Tuvaletinin markası, Marc Jacobs. Normalde sevmeyeceğim boyun detayını bile beğendim ama belindeki kemer asker pantolonundan çıkarılıp Claire'in beline takılmış gibi duruyor.

Gelelim hamile Keira'ya...
Ben kendisine bu mor tonunu çok yakıştırdım. Buğulu göz makyajı ve yarım toplu dalgalı saçları, Erdem imzalı tuvaletiyle hoş bir sonuç yaratmış. Demek ki neymiş, hamileyken de şık ve zarif olunabilirmiş.




İyiki de çoklu görsellerle yazıyorum bu defa, amma çok katılım var.
Sarah Hyland, şu saç rengini kimin aklına uyup yaptı acaba? Bu kadar yaşlı ve çirkin göstermek için uğraşmış olamaz. Göğüs kısmı taşlarla süslü tuvaleti Vera Wang imzalı. Büstiyer kısmını sevdim ama altı çok basit geldi bana.

Jennifer Lawrence bana bu haliyle Jlo'yu anımsattı. Tuvaleti, Dior ve ben hiç sevemedim. Saçı ve makyajı ne kadar güzelse elbisenin göğüs dekoltesi, kesimi ve taşları da o kadar kötü. Bu tarz göğüs dekolteleri öyle olmasa bile göğüsleri deforme ve sarkık gösteriyor.

Camila Alves, beğendiğim isimler arasına girdi. Donna Karan Atelier tuvaletinin rengi, modeli, kumaşı inanılmaz zarif ve seksi gözüküyor. Normalde bu tarzda saçları toplu görmek istememe rağmen açık oluşunu da sevdim.

Gretchen Mol'un, Dennis Basso imzalı işlemeli tuvaletini çok sevdim ama kolları bütün havasını almış götürmüş. Ne kadar alakasız bir boyda o kollar! Saçları bu kadar ışıltılı bir görüntüde çok sönük ve bozulmuş gibi geldi bana.




Julianna Margulies, göz alıcı bir mavi tonu seçmiş. Aslında saç ve ten rengiyle tuvaletin rengini çok uyumlu buldum ama Giam Battistavalli tasarımı bu parça ön kısmı sanki tuvalette elbisenin eteği beline toplanmış gibi geliyor.

Rosamund Pike, 9 aylık hamile ve yine kötü gözüküyor. Hayır yukarda Keira'nın da hamile haliyle nasıl zarif olduğunu görmesem belki beğenicem ama bu Dior tuvalet onu olduğundan çok daha kilolu göstermiş. Makyajı da sanki soluk duruyor.



Caitriona Balfe, gördüğüm en hatsız elbiseyi seçmiş. Rengi dışında hiç bir şeyini sevemediğim elbise Gianvito Rossi imzalı. Saçını, kırmızı ruj ve kırmızı ayakkabı fikrini sevdim.

Sophia Bush'un hem sempatik hem seksi karakterini her ne kadar kırmızı gibi çıksada turuncular içinde görünce bayıldım.
Tuvaleti Vivienne Westwood ve kendisine çok yakışmış. Saçlarını ve clutchını da beğendim. Sadece bantlı ayakkabılardan parmakları çok fırlamış gibi geldi.

Orange is the new black dizisinden tanıdığımız Dascha Polanco, sadece sırt dekoltesi verip komple kapalı beyaz dantel bir tuvalet seçmiş. Saçına, takılarına ve makyajına bayıldım ama böyle kıvrımlı bir fiziğe hem dantel hem beyaz hem de tamamen kapalı kıyafet seçimi hoş gelmedi.




Naomi Watts'ın siyah Balenciaga tuvaletinin her şeyi güzel ve zarif ama o yılbaşı süsünü andıran omuz detayı elbiseyi bir anda basitleştirmiş.
Saçlarını ve hafif tuttuğu makyajını çok sevdim.

Maggie Gyllenhaal, beyaz seçenlerden. Kısacık saçları, mavi gözleri ve kırmızı ruju çok hoş ama genel olarak güzel desem de Thakoon imzalı tuvalette sevemediğim bir şeyler var. Tabiki etek boyunun kısa olup parmaklarının gözükmesi sevmediğim şeylerden biri. Diğeri de göğüs dekoltesi olabilir.



Orange is the new black dizisinden tanıdığımız Alysia Reiner'ın kırmızı tuvaletini çok sevdim. Göğüs kısmının fırfırımsı formu bile beni rahatsız etmedi. Sadece etek kısmında kumaş fazlalığı var gibi gözüküyor ama ona da takılamıycam. Elbise Christian Siriano imzalı. Dalgalı saçları ve koyu renk ruju da iddialı görüntüsünü tamamlamış.

Son olarakta Game Of Thrones'un Arya'sını inceleyip yazıyı bitirelim.
Ben dore stilettolarını, uğraşılmamış gözüken saç ve makyajını çok sevdim. Self-Portrait elbisesine ise bayıldım. Hem yaşına hem degörüntüsüne çok uygun bence.

Bir ödül törenini daha böylece kapatmış oluyoruz. Adettendir size de sorayım. Siz bu yazıdan kimleri şık kimleri rüküş buldunuz?


30 Ocak 2015 Cuma

2015 Wishlist || 2015 İstek Listem




Merhaba, yeni yılın ilk ayını geride bırakırken istek listemi sizinle paylaşmak istedim. Ara sıra aldığım ürünlerin üstünü çizicem bu yazıya geri dönüp. Genel olarak 2015'in sonunda da ne kadarını elde edebilmişim yeni bir yazıyla görürüz. 


İlk olarak kozmetik dışı ürünlerden başlamak istiyorum.
Müzik benim için günlük hayatın vazgeçilmezi olduğundan kulaklıklarda hem ses kalitesi hem de görüntü olarak beni memnun etmeli. Son bir kaç haftadır kafayı bu rose gold renkteki Happy Plugs kulaklıklara taktım. Muhtemelen yurtdışından sipariş edicem. Türkiye'de rose goldu zor bulunuyor, bulunsa da ben kulak içine girenlerden değil de eski usul earbud diye tabir edilenlerden istiyorum ve bunları hiç görmedim satan site. Eğer biliyorsanız hemen haber verin!






Şöyle bir düşündüm de ben bu sene batıcam galiba. İstek listem uçuyor resmen. Neyse canım istemek bedava ben de alabildiklerimi alırım nolucak?







Rolex saat! Valla ben bile inanamıyorum bu kadar uçtuğuma ama aşık oldum. Tamam tamam söz veriyorum fiyatını öğrendiğimde gerçekten çok uçuksa kaliteli bir replikasını alıcam. 

Son kozmetik dışı isteğimde klasik siyah bir adet Rayban Wayfarer gözlük. Normalde orjinal gözlük almıyorum, ucuz markalardan alıp camları kötü çıkarsa değiştirtiyorum ama bu her şeyle kullanılabilir bir gözlük olduğundan almak istiyorum. Alırsam da tabi ki tabak gibi suratımda komik durmasın diye büyük boyunu tercih edicem.





2 tane fondöten var bu yıl kesin alacağım. Aslında Mac'in Face&Body fondötenini kullanıyorum ama hem hediye geldiği için rengi tam cildime uygun değildi hem de bitti. Renk sorunu yüzünden de tam olarak anlayamadım ürünü, küçük boyundan almak niyetindeyim.
Make Up Forever'ın Face&Body fondötenininde son aylarda çok methini duydum. Genelde HD fondöteni çok beğenilir ama ben bunu istiyorum.




Mac'ten ruj seçmezsem tabi ki olmazdı. Nedense şimdiye kadar Mac rujlara pek ilgi göstermedim ama bu ara etrafta görüp çok beğendiğim renkler oldu. Bunlardan dört tanesini de listeme ekledim. 
- Plumful
- Ruby Woo
- Brave
- Please Me





Muhtemelen makyaj malzemelerini çok seven herkes Mac'ten bir far paleti oluşturmak ister. Ben de 2015'te bu hayalimi yavaş yavaşta olsa gerçekleştirmek istiyorum. Bunun için de ilk olarak Mac'in 15'li far paletini alarak başlayacağım.
Nars en sevdiğim kozmetik markalarından. Şimdiye kadar renkli kozmetik ürünlerinden alıpta beğenmediğim hiç olmadı. And God Created The Woman paletini de alıp kullanmayı çok istiyorum. 





Mac'in lightscaped aydınlatıcısı da beyaz tenlilere çok önerilen bir ürün. Aslında hala bu ürünle ilgili alsam mı almasam mı diye düşünüyorum ama yine de listeme eklemek istedim.




Mac'ten palet oluşturacağıma göre bir kaç tane de far seçmem gerekiyor. Şimdilik aklımda bu 4 renk var. Önerilerinize açığım.




Henüz Benefit'ten makyaj bazı dışında hiç bir ürün almadım. Islak bitişli olduğu için bloglarda görüp aşık olduğum Girl Meets Pearl aydınlatıcısı da sanırım 2015'te koleksiyonuma katılacak ürünlerden.


 Ne zaman bir şeye en başta kötü bu desem sonra beğeniyorum. İşte bu Benefit'in Rockateur allığında da oldu. İlk çıktığında kahverengi duruyor bende leke gibi gözükür diyip burun kıvırdığım allığı Sephora'da deneyince aşık oldum. Hiçte kahverengi durmuyor ayrıca. Sadece 120 lira bir allığa verilir mi sorusunu cevaplamak kaldı geriye.



Bildiğim kadarıyla One Night Stand artık satılmıyor ama bulursam almayı çok istiyorum. Nars şubelerine sorup şansımı deniycem en olmadı biri blog satışında falan elden çıkarır diye dua edicem.

Nars beni batıracak buna eminim. Bu da yeni koleksiyonunun allık paleti. Muhtemelen önümüzdeki hafta alıcam bu ürünü. Hatta siz bu yazıyı okurken almış bile olabilirim, kimbilir?

Benim 2015'te sahip olmak istediğim ürünler bunlardı. Bu da demek oluyor ki çokça para biriktirmem lazım. Siz bu sene neler almak istiyorsunuz? Belki ben de fikirlerinizden yola çıkarak listeme eklemeler yaparım.
Görüşmek üzere...

29 Ocak 2015 Perşembe

Ocak'ta Neler Oldu?



Yeni senenin ilk ayında ben neler yapmışım kısaca bir göz atalım istedim.
Ocak ayının en güzel yanı elbette ki yılbaşıydı. 2015'in çok güzel bir yıl olmasını dileyerek yeni yılı kutladım.







Yılbaşında çok şeker, severek kullanacağım hediyeler aldım. Pandalı ev terliklerini Penti'de, baykuşlu kupayı da Ykm'de bulabilirsiniz. Liseden arkadaşlarımın hediyeleri.




Uzun zamandır istediğim kase büyüklüğündeki kupalardan aldım. Hem de 5.99 gibi komik bir fiyata Migros'tan.
Bu tarz ürünlerde ister mısır gevreği, ister çay kahve ya da bitki çayı, isterseniz de sabahları benim gibi meyveli ya da tahıllı yoğurdunuzu tüketebilirsiniz. Ne zamandor almak isteyip ya desenini ya da fiyatını beğenmiyordum. Güzel bir alışveriş oldu benim için.
Tabi ki rejime başladım ama bu sefer ekstra olarak bir de spora yazıldım. Haftada en az iki gün de spora gitmeye çalışıyorum. Genelde kahvaltılarımda bu tarz tabaklar hazırlıyorum artık. Acelem olduğunda da meyveli yoğurt ya da mısır gevreği tüketiyorum.



Ders çalıştım tabiki. Bir dersimin finali vardı. Sanırım hayatımda hiç çalışmadığım kadar ders çalıştım. 5 gün evden çıkmadım ki buna hala inanamıyorum.





Bu ara almak istediğim bir kaç parça highend ürün olduğu için vicdanımı rahatlatmak adına sık sık bitirme projeleri yaptım. Hatta sizde katılmak isterseniz Instagramda #kozmetikbitirelim hashtagiyle bana katılabilirsiniz. 




Benim Ocak ayım böyle geçti. Siz 2015'in ilk ayında neler yaptınız?




27 Ocak 2015 Salı

Urban Decay || Naked 3




Bir far paletine iyi para vereceksem bir ya da iki renk değil, paletin çoğunluğunu beğenmem ve  kullanacağımı bilmem gerekir. Bu nedenle daha önce Urban Decay Naked ve Naked 2'yi almayı hiç düşünmemiştim. Taa ki Naked 3 çıkana kadar.

Teneke, rose gold, kabartmalı kutusu bana ilkokuldaki kalem kutumu hatırlattı. O zaman teneke kalem kutular çok modaydı. Neyse dönelim konumuza.

Bu paletle ilgili hemen herkesten neredeyse bütün renkler pembe lafını duydum. Evet ilk açtığınızda öyle gözüküyor ama içinde altın sarısı, füme, mor ışıltılı siyah gibi bir çok farklı seçenek var.
12 renkten oluşan bir palet. Kapağın büyüklüğünde bir aynası ve birazdan detaylıca inceleyeceğimiz çift taraflı fırçasıyla birlikte geliyor.
Genelde paletlerin içinden çıkan fırçalar pek kullanılmaz ama bu fırçayı sık olmasa da kullanıyorum. Sentetik kıllı fırçanın bir tarafı klasik göz kapağına far uygulamak için, diğer tarafı ise daha dar ve seyrek kıllı.

Bu palete çok para verdim farlar tozutmayacak diye düşünmeyin çünkü genel olarak tüm renkler tozutuyor. 
Bir de ışıltılı far sevmeyen veya kullanamayanlar da koşarak kaçsın çünkü palette mat diyebileceğim 2-3 renk var. Geri kalanlar ışıltılı hatta bazıları metalik.

Pigmentasyonları gerçekten güzel. Hele ki bazla kullanıldığında daha canlı ve daha uzun süre kalıcılık alıyorsunuz. Tozutmadan kaynaklı dökülme sorunu da yaşamak mümkün.

Herkes bu paletin renklerini swatchladığı için ben sadece en sevdiğim renkleri paylaşmak istedim.
Gerçi seçmek biraz zor oldu anca 5'e indirebildim.

Kolaylıkla gündüz ve gece makyajlarında kullanılabilecek, mezuniyet, düğün, nişan gibi doğal ama bir o kadar da dikkat çekici gözükmek istediğiniz günlerde de barındırdığı tonlar nedeniyle tercih edilesi bir palet.
Maalesef Urban Decay Türkiye'de satılmıyor. Instagram satıcılarından, yabancı sitelerden ya da benim gibi denk gelirse blog satışlarından edinebilirsiniz.

Umarım yazımı sevmişsinizdir.
Mutlu günler..


25 Ocak 2015 Pazar

Bitenler #2




Merhaba 2015'in ilk bitenlerini sizlerle paylaşacağım bugün. Sizlerde benim gibi ürün bitirdikçe mutlu oluyorsanız aşağıda bunu benimle yorum olarak paylaşın!

Şampuan olarak Watsons'ın denemem için gönderdiği Head&Shoulders şampuandan hiç memnun kalmadım. Tamam yumuşaklığı, temizlemesi güzel ama saçımı sönük ve yağlı gösteriyordu. Daha önce mentol ferahlığı gibi bir çeşidini deneyip çok sevmiştim ama bunu bir daha almam.

Diğeri ise Yves Rocher'den -bir dönem içeriği daha temiz şampuan ararken- aldığım Nutri Silky Treatment Shampoo. Bu hem saçımı kurutan hem de düz saçlı olmama rağmen saçlarımı tararken zorlandığım bir dönem yaşattı. O tarama esnasında avuç avuç dökülen saçlarımda cabası.Tekrar tercih etmeyeceğim.


Palmolive Body Butter duş jellerinden en çok Şeftali Büyüsü'nü beğendim. Kokusu hiç yapay değildi. Köpürmesi ve temizlemesi güzeldi. En çok hoşuma giden de verdiği hafif nemlendirme hissi. Tekrar alabilirim.

Double Up duş jeli de Watsons'larda bulabileceğiniz Ginger&Co markasının. Buna ben bayıldım üstüne annem de bayıldı. Çok güzel sanki turunçgil ya da limon içeren bir kokusu var ve minicik alınca inanılmaz köpürüyor. Kesinlikle, özellikle indirimlerde alabileceğim ürünlerden.

Migros'un Hawaii sıvı el sabunu da tropik kokusu ve sıvı sabunlara göre elden çabucak arınmasıyla sempatimi kazandı. Fiyatları da inanılmaz uygun. Sanırım sırayla diğer kokularına da şans vericem.
 Daniel Laroche markasının göz kremi bitti nihayet. Şimdiye kadar kullandığım en yüksek gramajlı göz kremiydi ve son haftalarda yavaştan bozulmaya başladığını hissettim. Benim için yapısı çok yoğundu o nedenle almayacağım.

Neutregena'nın yapsız nenlendiricisini Yaz aylarında tekrar alabilirim. Özellikle hafif ambalajı seyehatlarde kullanıma çok elverişli.

Rosense'in gülsuyuna yine bir süre ara veriyorum. İlerde tekrar alırım ama şimdilik tonik okarak denemek istediğim bir kaç marka var.

Garnier'in temizleme jeli hem göz makyajımı yeterince iyi temizlemiyor hem de mentollü içeriği nedeniyle yüzümü yakıyor. Tekrar almayacağım.

Rexona'nın bu minik rollonunu tekrar alabilirim. Gün içinde ya da spor çantamda taşımak oldukça pratik.

Nivea'nın sıvı deodorantı sanırım hiç vazgeçemeyeceğim ürünlerden. Verdiği ferahlık ve ekstra koruma yüzünden tekrar tekrar alıyorum.

Neutregena lip balm uzun zamandır elimdeydi. Hatta bir ara kaybedip tekrar buldum. Yeniden alır mıyım bilmiyorum ama sanırım başka ürünlerde devam edicem.

Hemen yanında Victoria's Secret'ın minicik bir parfüm testerı var. Onu da koydum çünkü ben bu kokuya bayıldım. Elimdeki parfümlerin 1-2 tanesi biter bitmez  bu kokuyu alıcam.

The Body Shop'un lip balmlarına eskiden aşıktım ve sadece onlardan alırdım. Hatta Türkiye'ye marka gelmeden bir kaç ay önce İtalya'dan karpuzlu lip balm almış ve biter diye azar azar kullanmıştım. Artık tedavi edici bir etkisini göremiyorum ve aromaları çok ağır geliyor. Elimde 1-2 tane daha var. Onları da bitiricem ancak tekrar almam.

Bana lip balm kullanma alışkanlığı kazandıran ve sevdiren ürün Blistex'in Medplus'ıdır. Bittikçe tekrar tekrar alacağım bir ürün. Mentollü, bazılarına göre ferahlık bazılarına göre yanma hissi veren bu ürünü severek kullandım.

Son olarakta Avon'un Color Trend serisinden niye ve ne zaman aldığımı hatırlamadığım bu ürünü resmen dudaklarıma mavi renk veriyordu. Yapış yapış hissi de cabası. Dibinde azıcık kalmıştı tarihini hatırlamadığımdan atıyorum.
Essence'in I Love Stage far bazı göz kapağının rengini dengelemek isteyenler için ideal bir ürün. Ben tekrar almayı planlamıyorum çünkü çok bej tonlu sanki farların rengini değiştiriyor gibi.

Rimmel London'ın azdan ortaya doğru kapatıcılığı olan Lasting Finish fondötenini bitirdim. Açıkçası çok aşık oldum diyemem. Hatta bende iyi ya da kötü pek bi izlenim yaratmadığından yazısını da yazmadım.Tekrar almam diye düşünüyorum.

Rimmel London'ın Bb Kremi hiç hoşuma gitmedi. Renginde bir grilik, küllülük var. Yüzümde pis bir görüntü varmış gibi geliyor. Tekrar almayacağım.


Sephora'nın bu rimeli seneler önce aldığım bir setin içinden çıkmıştı. Tam boyu satılıyor mu hiç bir fikrim yok ama satılsaydı da almazdım heralde. Pek bir etkisini göremedim.

The One markasının Volume Blast Mascara'sını aşkla kullandım. Başta gözümün tutmadığı ürünlere zaman geçtikçe aşık olma huyum bu üründe de kendini gösterdi. Fırçasını hiç bir şeye benzetememiştim ama bayıldım. Maalesef Oriflame bünyesinde olduğundan mağazalarda satılmıyor. Tekrar nasıl alıcam bilmiyorum.

Flormar'ın Eyebrow Fixator isimli şeffaf kaş mascarasını da bitirdim ve tekrar almayacağım. Sabitlemesini beğenmedim. Fırçanın küçük olması güzel ama fazla ürün geliyor falan filan.


Oje çekmecemde bir temziliğe gittim. İlk görseldekiler kullanmadığım için artk yer kaplamasınlar diye attıklarım. İkinci görseldekiler de bittiği için çöpe gidiyor.

Simli sarı, sedefli yeşil..
Ne akla hizmet bu renkler koleksiyonumda var hiç anlam veremiyorum.
Rimmel London'ın 3D Plumping Finishing Top Coat'undan çok memnunum. Şuanda da kullanıyorum zaten. 
Yanındaki minik şişe Alix Avien'in altın parçalı oje setindeki siyah oje. Tamamen bittiği için çöpe gidiyor. Seti tekrar almayacağım için bu ürünü de almıycam. Zaten normal bir siyah ojeden farkı yok.

 En baştaki Golden Rose ojede benim için olmazsa olmaz değil. Bitti ama çekmecemde bu tonlarda çok oje var. Özellikle gidip almayacağım.

Son zamanlarda ben bu ürünleri bitirdim. Siz içlerinden hangilerini denediniz?

Daha önce detaylı yazılarını yazdığım ürünlerin linklerini aşağıda bulabilirsiniz.
Sevgiler...









 

21 Ocak 2015 Çarşamba

Max Factor Colour Elixir Giant Pen Stick // SubtleCoral-FoxyAmber-Mysterious Hazel-Passionate Red



Muhtemelen kalem rujlar bir çoğumuzun koleksiyonunda, hem kullanım pratikliği hem de normal rujlara göre daha kalıcı oluşuyla büyük yer kaplıyordur.
Ben de son dönemlerde kalem ruj sayımı arttırıyorum.

Max Factor markasının çok ürününü kullanıyorum diyemem. Hatta şaşırtıcı bir şekilde hemen hemen her drugstore markadan bolca ürünüm olmasına rağmen Max Factor'den 1 ya da 2 ürünüm var.

Dönelim markanın Colour Elixir Giant Pen Stick'lerine...

Toplamda 6 rengi var. Ben indirimde 4 rengini aldım.

Açıkçası seriyle ilgili genel yorumlar yapamıyorum çünkü renklerine göre yapıları ve memnuniyetim farklılık gösterdi.

 Alırken pek deneme fırsatım olmamıştı. Toplamda 5 rengi kalmıştı, bir tanesi çok pembe diye istemeyip diğer dördünü direk almıştım.

Genel olarak hepsi için söyleyebileceğim iki şey var:

1- Plastik ve şeffaf kapaklı olmaları gerçekten kötü. Kapakları kısa sürede yalama olup açılabiliyor ve şefaf olduklarından ürün bulaşınca oldukça çirkin gözüküyor.

2- Kalemtraşla açılıyor olmaları da benim için eksi bir özellik. Keşke alttan mekanizmalı olsaydı da bittikçe alttan çevirseydik. Kalemtraşla açılması niye rahatsız etti hemen onu da açıklamak istiyorum. Sonuçta bunlar dudak ürünü ve yumuşak yapılılar. Kalemtraşla uçları kırılıp, yamulmaya ve kalemtraşa bulaşmaya çok müsait. Ayrıca bence hijyenikte değil.






Subtle Coral 20; simli ya da parlak diyemeyeceğim en doğrusu ıslak bitişli bir pembe şeftali tonu.
Örtücülüğü çok az, lip balm kadar diyebilirim. Dudaklarımı kurutmadı. Kalıcılığı az. Sık sık tazelemem gerekiyor. Özellikle İlkbahar-Yaz aylarında günlük makyajlarda fresh bir görüntü isteyenlere önerebilirim.



Foxy Amber 25; yine örtücülüğü az olanlardan. Rengini Nivea'nın cherry lip balmı diye tarif edebilirim. Kırmızımsı bir rengi var. Bununda görüntüsü parlak, glossy bir bitişi var ama kesinlikle yapış yapış değil. Örtücülüğü çok iyi değil daha doğrusu parça parça duruyor. Pek sevemedim.

Mysterious Hazel 55; güzel, kahvenin ağır bastığı bir nude. Örtücülüğü fena değil. Ne mat ne de parlak bunun duruşunu tarif edemiyorum. İçinde sim de yok, ışıltı da. Kremsi bir yapısı var. Dudaklarımda kurumaya yol açmadı. Esmerler de çok belli olacak bir renk değil bence.

Passionate Red 35; içlerinde örtücülüğü en fazla olan bu renk. İçinde simler olduğundan e tabi bir de canlı bir kırmızı olduğu için pek kullanmaya cesaret edemiyorum. Tek katta gayet örtücü bir sonuç veriyor. Simli olduğundan diğerlerine göre biraz dudaklarımı kuruttu. Kalıcılığı da örtücülüğüyle doğru orantılı olarak diğer tonlara göre fazla.
Fiyatları 37 tl diye biliyorum. Açık ve net konuşucam. Bence kesinlikle 37 lirayı haketmiyorlar. Anca indirimlerde 10-15 tl'ye bulursanız o zaman almanızı öneririm.

Sevgiler...