27 Şubat 2015 Cuma

Bebak || Karma ve Yağlı Ciltler İçin Tonik+Temizleme Jeli




Merhabalar, bugün Bebak markasının normal ve karma ciltler için olan temizleme jeli ve tonik ikilisinden bahsedeceğim.
Bebak benim için gerçekten yeri ayrı olan markalardan. Aile markası diye tabir ettiğim anneannenin, annenin, torunun bile severek kullandığı ürünleri olan her yaşa hitap eden bir bakım markası.
Yıllar önce Bebak Acıbadem Sütüyle makyajımı temizlerdim. Kaç şişe bitirdim bilmiyorum. Babaannem, annem ve ben kremini, halamda sütünü kullanıyor. 
Sizin anlayacağınız aile boyu Bebak seviyoruz.

Marka kısa süre önce farklı ürün grupları üretmeye başladı. Son zamanlarda Watsons'larda sık sık görüyorum, bulamıyoruz diyenlere duyrulur :)
Bu tarz ürünlerin ambalajlarında en önemli şey kapak. Malum likit ürün olunca sağlam kapaklar lazım. İkiside inanılmaz sıkı kapanıyor. Yanınızda taşımak için ikili olarak ağırlar ben minik kaplara dökerek bu durumu çözüyorum.

Alkol, paraben ve alerjen içermemeleri de güzel. Özellikle tonikte alkol olunca benim yüzüm inanılmaz yanıyor ve kızarıyor. 

Temizleme jelini her akşam kullanıyorum. İçinde mavi granüller var ama çok az ve rahatsız etmiyor. Minicik miktarıyla tüm yüzümü temizliyorum ve yumuşacık bir his bırakıyor. Oldukça hafif bir kokusu var ve ferahlık hissiyatı veriyor. Yağlı ve karma ciltler için olan diğer temizleyiciler gibi yüzümü gerim gerim germedi ya da kıpkırmızı yapmadı ki bu şahane bir özellik.

Tonik konusunda nötr kaldım. Bana süper de dedirtmedi kötü de. Pek bir etkisini görmedim. Gerçi bugüne kadar waov dediğim hiç bir tonikte olmadı. Ürün ciltteki parlamayı azaltmayı vaadediyor. Benim sadece burun bölgemde yağlanma sorunum var ve bu ürünü kullandıktan sonra da bir değişiklik olmadı, hala yağlanıyor.




Temizleme jelini kesinlikle tekrar alırım ama tonik konusunda hala yeni markalar denemeyi düşünüyorum.

Bebak ürünlerini Watsons, Gratis ve büyük süpermarketlerde bulabilirsiniz.
Bebak markasına, bana  bu ürünleri deneyimleme fırsatı verdikleri için teşekkür ediyorum.
Mutlu günler..

26 Şubat 2015 Perşembe

MAC Plumfull Ruj + Essence Satin Mauve Dudak Kalemi







Herkese merhaba, ben güne çok mutlu ve enerjik başladım. Umarım sizlerde güzel ve bir çok iş başaracağınız bir gün geçiriyorsunuzdur.

Bugün Mac'in Plumfull rujuyla Essence'in Satin Mauve dudak kaleminden bahsedelim istedim.
Plumfull Mac'in Lustre serisinden yani parlak  bitişli rujlarından güzel bir morumsu gül kurusu. Aslında bu renk bence ten renginizle alakalı olarak daha mor ya da daha gül kurusu duruyor. Kişiden kişiye değişiyor yani.

Bu arada parlak derken ışıltılı değil ıslak bir bitişi var.



Lustre serisi güzel nemlendiren ancak kalıcılığı çokta süper olmayan bir yapıya sahip. Normalde çok ıslak bitiş sevmememe rağmen bu renge vurulup aldım. Nasıl daha kalıcı hale getirsem diye düşünürkende İngiliz bir blogger imdadıma yetişti. Kendisi bu ruju Essence'in Satin Mauve kalemiyle kullanıp memnun kaldığını yazınca denedim ve çok sevdim.
Essence'in dudak kalemi daha gül kırusu kalıyor ruja göre ama birlikte sürünce sonuç çok güzel. Hem renk olarak hem de kalıcılık olarak daha sevdiğim bir sonuç elde ettim.



Kalemin yapısı yumuşak haliyle sürümü de kolay. Dudağımı kurutmuyor. Tek başına kullanıldığında da mat bir sonuç elde ediliyor ki ben o görüntüyü de çok seviyorum. Tek bir sıkıntı oldu o da kalemle ruju kullanınca dudak kenarlarımda hafif bir dağılma oluyor. Yani dudak kalemi kullanıldığında ki o muntazam görüntü olmuyor. O da rujdan kaynaklı diye düşünüyorum çünkü kalemi tek kullanınca bu sorunu yaşamıyorum.

Gün ışığında kalemle birlikte duruşları bu şekilde. Ben severek kullanıyorum. Mac rujların fiyatı 55 tl. Essence dudak kalemi ise 5 tl civarı olması lazım.
Mutlu günler..

25 Şubat 2015 Çarşamba

2015 Academy Awards // Oscar Töreni




Bu defa zevkle yazıyorum bir ödül töreni yazısını. Son ödül töreni yazımda çoğunluğu rüküşlerden oluşan bir grup ünlüyü sıkıla sıkıla yazmıştım ama bu sefer farklı.
Çoğunluk çok şık! Elbette ki arada saçmalayanlar var ama o kadarını da görmezden gelicez.


Eveet 2015 yılının Oscar töreninde ünlüler neler tercih etmiş biraz incelemeye hazırsanız buyrum başlayalım.






İlk olarak Gwyneth Paltrow ile başlayalım. Saçlarına ve küpelerine bayıldım. Makyajında tek sevmediğim kaşlarının yok gibi durması. Ne kadar sarışın olırsa olsun bence kaş saçtan bir yada iki ton koyu olmalı. Tuvaleti Ralph and Russo imzalı. Bu elbiseyi başkası giyse beğenmezdim ama Gwyneth'te çok asil durmuş.






Jennifer Lopez'de yüzümü güldürenlerden oldu. Elie Saab seçimiyle beni kalbimden vurdu resmen. At kuyruğu da bu kadar hareketli bir tuvaletle şahane olmuş. Göğüs dekoltesi bile beni rahatsız etmedi.





Ödül törenlerinin asil prensesi Cate Blanchett bu defa kolyesiyle dikkatleri çekmeyi başardı. Kolye Tiffany&Co. Siyah risksiz tuvalet seçimini ona yakıştıramasam da kolyesi hatrına bir şey demiyorum.



Arada saçmalayanlar olabilir demiştim. America Ferrera'da benim için o isimlerden biri oldu. Kıyafeti düğüne katılan kayınvalide gibi. Tuvalet Jenny Packham'a ait olmasa Mahmutpaşa'dan alınmış diyebilirdim. Ya da taşıyışıyla da alakalı olabilir. Saçları, küpeleri her şey üstüme geldi sevemedim.




İkinci saçmalayanda burda! Lorelei Linklater, transparan-payet ne varsa giymiş gelmiş. Hadi o saçma Gabriela Cadena tuvaleti giydin bari saçlarını lüle lüle salmasaydın. Ayrıca elbisede bu kadar kırmızı varken ruju da kırmızı seçmesi hiç olmamış.





Scarlett Johanson, yeşilin en güzel tonlarından birinin içinde çok güzel gözüküyor. Versace tuvaletin en çok boynundaki detayları beğendim. Hafif makyajı güzel ama ben bu saç modelini Scarlett'a hala yakıştıramıyorum.





Jenna Dewan Tatum'un makyajına bayıldım. Eyeliner ve mercan rengi ruju süper. Beyazdan yana seçim yapan Henna Dolce and Gabbana imzalı ışıltılı tuvaletiyle gözüme şahane gözüktü.




Jennifer Aniston yine sıkıcı yine sıkıcı! Herkes uğraşmış şahane olmuş bu kadın o saçını bir değiştiremedi. Atelier Versace tuvaletinin rengini ve etek kısımlarının transparanlığını hiç sevmedim.





Bu yıla 50 Shades of Grey filmiyle Dakota Johnson damga vurdu. Kırmızı Saint Laurent tuvaletinin içinde de gayet iyi görünüyor.onzundaki ışıltılı düğüm detayı, yırtmacı ve saçı güzel dengelenmiş.




Yaza yaza bitiremedim. Şık olsalar bi dert rüküş olsalar ayrı dert. Gelelim Felicity Jones'a. Alexander McQueen tuvaleti çok ihtişamlı ve kendisine çok yakışmış. Sadece etek bölgesinin kırışması görüntüyü basitleştirmiş. Belki dudakta bir iki ton daha canlı bir renk olabilirdi ama ziyanı yok.




 En sevdiğim isimlerden biri de Zendaya oldu. Vivienne Westwood tuvaletinin göğüs ve kol formuna bayıldım ama benim esas sevdiğim olay Zendaya'nın rastalı saçlarıyla bu saten tuvaletin tezatı oldu. Gözüme çok hoş gözüktü.




Buyrun fiyaskonun bayrak taşıyanını görün. Kıyafete geçmeden bu kadar yaşlı bir topuzu hangi akılla yapmış Marion Cotillard onu bir anlamaya çalıştım ama başaramadım. Dior Couture tuvaletini yeryüzünde beğenen var mı merak içindeyim. O kumaş, o kesim, o arkadaki manasız siyah şerit her şey kötü! Sadece küpeleri güzel o da kendisini kurtarmaya yetmedi.




Canım Kate Upton'ım gittikçe kilo alıyor sanki. Hadi dünya onu hafif balık etli sevdi tamam ama bari sırtını, kollarını fırtlaracak elbiseler seçmese. Salvatore Ferragamo tuvaleti artık bence sıradanlaşan tasarımlardan. Ayrıca ben Kate'e siyah tuvaleti hiç yakıştıramadım. Neyse yine de rüküş değil.




Madem herkes giyiniyor ben de soyunayım demiş olacak ki böyle saçma bir seçim yapmış Rita Ora. İlk olarak saçına ve makyajına bayıldım ama sıra elbiseye gelince aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Dekolte dozundaysa her zaman varım ama bu saçmalamaya giriyor artık. Donna Karan imzalı tuvaleti önden çok beğenmeme rağmen kalça kısmının biraz daha kapalı olmasını tercih ederdim. Kadının vücudu kötü falan demiyorum yanlış anlamayın. Hem bir ödül törenine uygun bulmadım hem de dümdüz siyah tülü her yerde görmek hoşuma gitmedi.




Naomi Watts saç modeli ve makyajıyla gönlümü fethetti ancak Armani Prive tuvaletin kesimini beğenmeme rağmen tuğla görüntülü deseni hiç sevemedim. Sanki görüntüyü ucuzlaştırmış.




Gone Girl'ün başrol oyuncusu Rosamund Pike kırmızı tercih edenlerden. Sanırım ilk kez bu kadının bir kırmızı halı görüntüsünü beğendim. Givenchy tuvaletine diyecek tek lafım yok. Yırtmacı, belini ince gösterişi, yakadaki dilim kesim her şey şahane. Saçı ve makyajı da tuvaletle yarışmayacak kadar sde olduğu için bayıldım.




Saint Laurent tuvaletin içinde inanılmaz cool görünen Margrot Robbie'yi de çok beğendim. Saçı ve makyajı da şahane. Tuvaletin en çokta göğüs dekoltesinin Margrot'taki duruşunu sevdim. Kadın sanki günün her saati böyleyim ben der gibi taşımamış  mı tuvaleti?




Sofia Vergara'yı bir kere aşırı seksi olmadan görebilecek miyiz acaba? Zuhair Murad tasarımı tuvaletin rengine ve işlemelerine hasta oldum. Ama o ruj rengi nedir? Ayrıca aynen Jennifer Aniston'da olduğu gibi Sofia'nın da düz fönünden sıkıldım.



Lady Gaga'nın stilini zaten sadece kendi içinde değerlendirdiğimiz için bu özel dikim Azzedine Alaia tasarımı tuvaletini beğendim. Sadece eldivenlerinin bilekte olmasını isterdim çünkü yukarı doğru bollaşan kısım çok kötü gözüküyor. Sanki bulaşık eldiveni takmış gibi. Onun dışında bu kadar geniş formlu elbisenin üstünde saçların zarifçe toplanmış olması ve saç aksesuarı güzel. Başkası olsa göz makyajının biraz daha hafif olmasını isteyebilirdim ama Lady Gaga olunca ona da bir şey demeyeceğim.



İnci işlemeli Calvin Klein tuvalet şahane. Çok zarif ve asil ama ben Lupita Nyong'o'a yakıştıramadım. Sanki bu elbisenin biraz daha büyük göğüslü bir kadında olmasını istedim ki göğüs cupu daha belirgin ve hoş dursun.
Küpe seçimi de bu kadar incili bir tuvaletle yanlış olmuş.


İşte Elie Saab işte zerafet!
Emma Stone yine seçimini Elie Saab imzalı bir tuvaletten yana kullanmış. Hem rengine, hem modeline hem de işlemelerin ışıltısına aşık oldum. Makyajı çok hoş. Belki saçı farklı olabilirsi ama gözlerimi tuvaletten alamadığım için onu görmezlikten geliyorum.



Irina Shayk'ın bu halini görünce Rita Ora'dan özür dileyesim geldi.O bunun yanında soyunmamış. Versace tuvaleti hiç mi hiç beğenmedim. Bizim Türk bir şarkıcı vardı daha doğrusu şarkıcı mı onu da bilmiyorum ama bütün galalara, ödül törenlerine ha göründü ha görünecek cinsten kıyafetler giyerdi, işte ona benzettim. 
Bunun artık şık bir tarafı yok. Tamam sen şahane güzellikte bir kadınsın, vücut süper ama bu ne arkadaş?





Beni bu defa en çok şaşırtan Julianne Moore oldu. Genelde ortalama üstü şık seçimler yapardı ama bu sefer olmamış. Chanel tuvaletini hiç sevmedim. Göğüs ve etek bölgesindeki çiçeklere bir anlam veremedim. Renk seçimi de kötü olmuş. Takıları, saçı ve makyajı dışında bir şey yok.


Daha yazmak istediğim çok isim var ama sizleri de sıkmak istemiyorum. Çoğunluğun iyi seçimler yaptığı Oscar Tören'i de böylece bitti. Şimdi sıra sizde, size göre en güzel kim giyinmiş?

22 Şubat 2015 Pazar

Real Techniques|| Eye Starter Kit



Merhabalar, haftasonunun son gününde sizlerle Real Techniques'in Eye Starter Kit isimli göz fırçalarından oluşan fırça setinden bahsedeceğim.
Ben bu seti alalı baya oldu. Hatta aldığımda görsellerini hazırlamış, ha bugün ha yarın yazarım demiş ve yazamamıştım. Türkiye'ye geldiğinde nedense ilk bu seti alıcam diyip duruyordum ama kullandıktan sonra anladım ki aslında bu setteki fırçalar olmazsa olmaz değil.

5 adet fırçadan oluşuyor bu set. Bir de içinde fırçaları muhafaza edebileceğiniz cırt cırtlı siyah bir çantası var ama maalesef onun görselini hazırlamadığım için paylaşamıyorum.

Şöyle genel olarak bakıldığında kaş ve göz makyajını tamamen halledebilecek bir set. İsterseniz tek tek inceleyelim.
Deluxe Crease Brush: Adından da anlayabileceğiniz gibi crease bölgesi için bir dağıtma fırçası ama ben bu görevde kullanamadım. Benim gözümde crease bölgesi için fazla tombul olduğundan genelde göz altı ya da burun kenarı gibi bölgelere kapatıcı uygularken kullanıyorum. Bazen küçük alanlarda pudra uygulamak için de kullanıyorum çünkü pufuduk yapısı nedeniyle az ürün uygulanabiliyor.


Base Shadow Brush: Farı göz kapağına uygulayıp uç kısmıyla da dağıtabileceğiniz bir fırça. Bu 5'li içinde en çok bunu kullanıyorum.

Fine Liner Brush: Eyeliner sürmek için ince kıllı bir fırça ama ben eyeliner uygulamada bu fırçayı çok başarılı bulmadım. Sette elimin hiç gitmediği fırça bu oldu. Bazen koyu renk ruj sürdüğümde kapatıcıyla dudak kenarlarımı düzeltirken kullanıyorum o kadar.

Brow Brush: Kaş doldurmak için açılı bir fırça. Ben kaşlarımı kalemle doldurmama rağmen işlevselliğini anlamak adına bir kaç kez far kullanıp bu ürünü denedim. Çok aşık olmadım, vazgeçilmez bir sonuç yaratmadı. Hatta kılları bence fazla yoğun. Jel eyelinerları ya da farları eyeliner olarak kullanacağım zamanlarda kullanıyorum bu fırçayı. Güzel iş çıkarıyor.


Accent Brush: Minicik ovalimsi bir fırça. Göz pınarlarıma aydınlatıcı uygularken, ruj sürerken hatta kirpik diplerimde kalem dağıtırken kullanabildiğim bir ürün. Ben zaten makyaj fırçalarında çok işlevliliği seviyorum.
Şimdiye kadar sanırım 4-5 kere yıkandılar ve tüy dökme ya da renklerinde bir problem olmadı. 
Bu setin bence en büyük eksiği tam manasıyla bir karıştırma fırçası olmayışı. Evet base shadow brushın ucuyla karıştırılabiliyor ama ben daha çok fluffy diye tabir edilen (Mac 224 gibi) bir karıştırma fırçası isterdim. 
Şayet elinizde hiç bu amaçlarda fırça yoksa ve daha fazla bütçe ayıramıyorsanız ideal bir set. Hele ki indirimlerde 40-45 tl gibi fiyatlara almak mümkün.
Mutlu günler.

19 Şubat 2015 Perşembe

Trend Alarmı!!!! Beyaz Takım Elbise





Yıllardır alıştığımız kalıplar var. Her ne kadar son yıllarda moda bu kalıpları bir bir yıksa da bazılarına adapte olmakta zorluk yaşıyoruz. Çoğunlukla erkeklerde alışık olduğumuz takım elbiselerin kadınların dolabına girmesi de bence bunlardan biri. Şahsen ben bir kadın olarak ceket-pantolon maskülenliğini kendime yakıştıramıyorum ancak bazı kadınlarda doğru giyildiğinde sonuç muazzam olabiliyor.




Bir kaç senedir kadınların takım elbiseleri stillerinde kullandığını görmeye başladık ama son dönemde beyaz takım elbiseler inanılmaz revaçta. Özellikle Hollywood'da ödül törenleri, basın toplantıları, çekimler için en çok kullanılan tarzlardan biri oldu. 
Bende bu yazıda sizi beyaz takım elbiseyle tanıştırmak istedim.



Öncelikle renk beyaz olunca ekstra bir dikkat gerekiyor. Hem vücut hatlarınıza uygun bir takım bulacak, hem de eğer isterseniz başka bir renkle kombinleyeceksiniz.
Öncelikle makyajdan başlayalım. Evet bir çoğunuzun düşündüğü gibi bu kadar maskülenliğin ve beyazların içinde feminenliği ve kontrastı temsilen kırmızı ya da bordo ruj kullanılmasından yanayım. Hatta bu kadınsı dokunuşları kuyruklu bir eyelinerla zenginleştirebiliriz.




Ceketin içine siyah, pembe ya da yine beyaz gömlek veya bluzler giyebilirsiniz ancak ben bu kombini çok karmaşık ve yorucu buluyorum. Bu tarzı kullanacak kişi biraz daha yalın olmalı sanki.

Renkleri başka parçalarda kullanmak daha hoş geliyor.




Çoğunlukla ceketi direk giymenizi öneririm. İçinden gömlek ya da bluz görmek bende bankacı tarzından öte gidemiyor. En fazla büstiyer olabilir. İlla göğüs dekoltesi vermek zorunda değilsiniz tabi ki. Göğüs çatalının üstünden itibaren kruvaze kapanan bir model seçerseniz sadece gerdanınız açıkta kalır. Üstüne üstlük bu görüntü boynunuzu daha uzun gösterecek ve size daha zarif bir görüntü verecek.


 Pantolonların paça boyu da yine size kalmış. Duble paça bana çok hoş geliyor. Altına bir stilettoyla yine feminenliğin maskülenliğe göz kırptığı bir kombin elde etmek mümkün.

Bilekte de tercih edebileceğiniz gibi ispanyol paça ya da boru paça kullanabilirsiniz. Ancak kesinlikle önde bir ütü izi olmalı. Bir de ben esnek kumaştan yapılmış bu tarz takımları çok sevemiyorum. Lycralı kumaşlar feminen durduğu için bu maskülen takımlara yakıştıramıyorum.



Ayakkabı seçimi de yine önemli konulardan biri. Tabi ki stiletto en kullanılabilir seçeneklerden biri. İkinci olarakta tek bantlı topuklu ayakkabılar seçilebilir. Ayakkabıyla ilgili söyleyebileceğim bir diğer konu da renk seçimi. Kıyafetimiz malum beyaz, o nedenle istediğiniz renk seçebilirsiniz ama siyah fazla demode ve garantici bir seçim olacağından dore, lame veya canlı tonlar seçebileceğiniz gibi nude  seçenekleriniz de olabilir.  



Bir çok ünlü tasarımcı da koleksiyonlarında bu tarz beyaz takımların bir çok çeşidine yer verdi.
Biraz moda dergisi veya moda sitesi takip ederek kendinize uygun modeli rahatlıkla bulabilirsiniz.



Saç modeli de önemli detaylardan biri elbette ki. Kısa saçlı kadınlarda zaten hoş bir bütünlük oluşuyor. Onun dışında ben bu tarz takımlarda toplu modellere yönelmek gerektiğini düşünüyorum. At kuyruğu, topuz vs. gibi boynunuzu açıkta bırakacak ve ceketin kapalılığını daha da boğmayacak seçimler daha doğru olacaktır.

İlla açık saç isteyenlerinde saçları tamamen ıslak bir biçimde geriye yatırmasını öneriyorum. Kesinlikle öne doğru kullanılan açık saçlar ceketle hoş durmuyor.





Takı kullanımı da önemli hususlardan...
İşte renk kullanmak takıyla yapılabilecek bir numara. Canlı renklerden seçeceğiniz statement bir kolye ya da altın/gümüş bir vücut zinciri bu kılığın tamamlayıcısı olabilir.

Göğüs çatalınıza kadar sallanan tek sıra bir kolye veya kısa paça tercih ettiyseniz görüntünüzü snobe etmek için yine zincir bir halhal güzel seçimler olabilir. 
Yine ceket yakasında bir broş ya da çiçekte seçenekler arasında.




Çanta seçimi de oldukça önemli. Çoğunlukla bu görüntüde çanta bana fazlalık gibi geliyor ancak kullanılacaksa ya minik bir clutch ya da bu iğneci çantası diye tabir ettiğimiz küçük tutma saplı çantalar tercih edilmeli.





Evet yazının sonunda en çok sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Siz beyaz takım elbiseyi kullanır mısınız?
Kullanırsanız nasıl bir kombin yaparsınız?







17 Şubat 2015 Salı

Medcezir - Sedef Kaya Stili





Selamlar herkese! 
Dizi karakterlerinin stil incelemelerini çok sevdiğinizi biliyorum. Bu sebeple de bugün Medcezir dizisinin çılgın teyzesi Sedef Kaya'nın stilini inceleyeceğiz.

Kendisi Asım Şekip Kaya'nın küçük kızı. Biz onu şımarık, deli dolu, sonunu düşünmeden canının her istediğini yapan, çılgın bir kadın olarak tanımıştık ki ablasının ölümüyle kadının içindeki domestik ruh çıktı ortaya çokta tatlı oldu.






Sedef benim için, başkası giyse rüküşün dibi diyeceğim kıyafetleri inanılmaz taşıyan bir kadın. Bir kere karakter çok güçlü ve özgüven sahibi olduğundan özellikle diziye ilk girdiği bölümlerde giydiği çılgın parçalar bile onun üstüne cuk oluyordu.


Deri, tül, dantel, kürk, payet aklınıza ne geliyorsa var stilinde. Bazı bölümlerde Sedef'i eşofmanlarıyla bahçede yoga yaparken 0 makyaj görüyoruz, bazı bölümlerdeyse inanılmaz vamp bir kıyafet içinde.
Belki de ben Sedef karakterini içinde birden fazla kadın barındırdığı için seviyorumdur kimbilir?




Dizinin Kış sezonunda uzun, renkli paltolar kullanarak stiline bir parça daha hareket katıyor. Bazen de onu kürkler içinde görüyoruz. Kotlarıyla, deri pantolonlarıyla ya da mini elbiseleriyle omzuna attığı kürkü kullanıyor.

Peplum gibi çok hızlı tüketilmiş ve benim içime artık fenalık getiren detayları bile onda görünce seviyorum.




Ben ona bir kot bi tişört hali de, çok daha kokoş göründüğü, renkli, kadınsı stili de yakıştırıyorum. 
Vücudu çok düzgün olduğundan en ala dekolteleri gayet başarılı ve zorlama gözükmeden taşıyabiliyor.





Saçlarını bazen sıkı bir topuz, bazen açık, bazen de ıslak bir şekilde arkaya yatırılıyor. Diziye girdiğinden beri rengi ya da boyu konusunda radikal bir değişiklik yapmadı.                       Bazen"bu nasıl saç" diyeceğim modellerde kullanıyor. Kadının ruhu gibi saçları da çılgınlaşabiliyor.

Sedef'in özellikle sosyal medyada en çok konuşulan şeylerinden biri de takıları...





 Statement kolyeler, gösterişli küpeler, enteresan formda yüzükler kullanan Sedef sayesinde her Cuma gecesi Sedef'in o bölümde taktığı aksesuarlar araştırılıyor.

Benim sanırım tek sevmediğim şey bazen gündüz makyajında bile çok aşırıya kaçması. Simsiyah smokey göz makyajı ve bordoya çalan dudaklarla gündüz için ağır makyajları ben ona yakıştıramıyorum.





Stilinde çoğunlukla modern çizgiler ve formlar var. Metalik kıyafetleri de en iyi taşıyan dizi karakteri kendisi bence.

Türk kadınına omuzda palto taşımayı öğretecek diye düşünüyorum :)






En çok tarzının zorlama ve uğraşılmış gözükmemesini seviyorum. İnanılmaz dekolte ve dikkat çekici renkteki bir elbiseyle yine gösterişli takı ve ayakkabı kullanıp, saçını da abarttığı halde   " amma uğraşmış" diyemiyorum. Sanki kadın 7/24 öyleymiş gibi.










Sedef'in kıyafetlerinin neredeyse yarısı avmlerde bulabileceğiniz markalardan. Bazıları da tasarım ürünler. Adil Işık, İpekyol, H&M, Twist, Milla ByTrendyol gibi hazır giyim markalarından sıkça parçalar kullanıyor.
Ayşen Armağan ve Zeynep Ökmen'in de tasarımlarını giyiyor.
Takıları da genellikle Monreve Bijoux ve Bendis Takı.
Siz Sedef Kaya'nın stilini nasıl buluyorsunuz?