Hürriyet Magazin

19 Eylül 2014 Cuma

Rimmel London 3 in 1 Shimmering Bronzer|| 001

Merhaba!
Muhtemelen siz sıcacık yataklarınızda uyuyorsunuz, beni uyku tutmadı, kalktım ve yazı yazmaya karar verdim. 
Dışarıda da deli gibi yağmur yağıyor, Sonbahar yüzünü gösterdi!

Herneyse, gelelim bugünün konusuna; Rimmel London 3 in 1 Shimmering Bronzer'ı.


Çok bronzer kullanmıyorum,haliyle koleksiyonumda da fazla ürün çeşidi yok bu kategoride. Özellikle İngiliz blogger/youtuberların deli gibi tavsiye etmelerine dayanamayarak aldım.








Ambalajı plastik, aynasız ve kalitesiz. Rimmel London ne zaman pudra formlu ürünlerini sağlam ambalajlı yapacak çok merak ediyorum.








İçinde 3 farklı renk bulunduruyor. Renklerin hepsi ışıltılı. 3 renk olunca haliyle farklı farklı kullanım şekilleri de ortaya çıkıyor.
En alttaki bejimsi rengi aydınlatıcı, sarıyı far, turuncumsu kahveyi bronzer olarak kullanabileceğiniz gibi hepsini karıştırıp kullanmanızda mümkün.









Yapısı tozutmaya çok müsait ve hem far hem aydınlatıcı hem de bronzera göre bana kalın yapılı geldi. Çok memnun kaldığımı söyleyemeyeceğim.







Tek tek renkleri bu şekilde.
Maalesef ben bronzer olarak kullanamıyorum çünkü iki denememde de inanılmaz turuncu durdu.

Sanırım far ve aydınlatıcı olarak kullanıcam.






Bu da hepsinin karıştırılmış hali. Bu şekilde hiç kullanamadım çünkü yüzüme çamur sürmüşüm gibi durdu ve dağıtmakta çok zorlandım.

Bu ürünü Watsons'larda bulabilirsiniz. Fiyatı 12 tl civarındaydı. Daha koyu tonları da mevcut.

Kendinize iyi bakın...

18 Eylül 2014 Perşembe

Cilt Bakım Rutinim 2014

Merhabalar, özellikle videosu çok istenen cilt bakım rutinimin yazısını yazmak istedim. Merak etmeyin ilerleyen zamanlarda videosunu da çekicem.

İlk olarak yüzümde makyajla eve geldiysem genelde yaptığım ilk şey az ürün bile kullandıysam günün sonunda yüzümü bin kilo ağırlaştırdığına inandığım makyajdan hemen kurtulmak oluyor.

Bunun için büyük bir kare pamuğa Garnier'in Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu'nu döküyorum ve cildime çok bastırmadan makyajın kabasını almak için dairesel hareketlerle uyguluyorum.

Göz makyajımda özellikle rimelimi çıkarırken çok nazik davranmaya dikkat ediyorum.










Bu işlemin ardından yüzümün daha da arınması için mutlaka bir makyaj temizleyici jel ürün kullanıyorum.
Son iki haftadır kullanmaya başladığım Garnier'in Saf&Temiz serisinden 2si 1 arada temizleyiciyle yüzümü yıkıyorum.








Son zamanlarda bir de yağ formlu temizleyici deneyimlemek istediğim için Loreal'in Üç Etkili serisinin Mucizevi Makyaj Temizleme Yağı'nı kullanıyorum. Garnier'le Loreal'i dönüşümlü kullanıyorum diyebilirim.








Peeling seçimlerim sık sık değişiyor. Cildim hassas olduğundan henüz aşık olduğum bir peeling bulamadım ama son zamanlarda Essence'in ülkemize yeni gelen Pure Skin serisinin peelingini kullanıyorum. Süper ya da berbat diyemem ama bir daha almayacağım yani cilt bakım rutinimin bir sonraki yazısında başka bir markanın peelingini görebilirsiniz.


















Bütün bu işlemlerin ardından geliyoruz tonik meselesine. Uzun yıllardır cilt temizliğime ve nemlendirmeme dikkat ediyorum ama tonik geçmişim pek uzun değil.

Lise yıllarımda gül suyunu (tabi ki saf olanı tercih ediyorum) tonik olarak kullanırdım. Sonraki yıllarda da ara sıra gülsuyu kullandım.
Rosense markasının %100 doğal gülsuyunu görünce yine aldım.
Şimdi Gratis'lerde satılan Danielle Laroche markasının toniğiyle Rosense'in gülsuyunu dönüşümlü kullanıyorum.












Cildim toniği emdikten sonra sıra geliyor nemlendiriciye. Neutrogena'nın el kremlerini çok severek kullandığım için nemlendiricisine de bir şans vermek istedim. Yapısını ve etkisini beğendim. Yukarı ve dışa doğru hareketlerle kremi uyguluyorum. Çok sık olmasa da sivilcem çıktığında da yine aynı serinin sivilce jelini kullanıyorum. Sadece sivilcenin üstüne uygulamaya dikkat ediyorum.







Göz kremi olarak yukarıda bahsettiğim toniğin markasından bir göz kremi kullanıyorum. Danielle Laroche'un göz kremi bana biraz kıvam olarak koyu geldi. Sanırım bu kavanozdan sonra bir tane daha almayıp yeni bir markaya şans vericem.
Tampon hareketlerle göz altlarıma ve kazayağı oluşabilecek bölgelere uyguluyorum.







Dudak peelingim Lush'ın Mint Julips'i ancak Lush artık Türkiye pazarından çekildiğine göre bu bitince tekrar alamayıp farklı bir peeling deneyimleyeceğim. Şuan için etkisinden çok memnun olduğum peelingi uyguladıktan sonra gündüzse alttaki Watsons lip balmı, geceyse Blistex'in MedPlus'ını uyguluyorum.







Son olarak bende bir çoğunuz gibi bakım konusunda arada bir kendimi şımartmayı seviyorum. Bunu da tabiki maskeler aracılığıyla yapıyorum. Normalde tek kullanımlık krem ya da kağıt maskeler kullanırdım. Ancak şimdilerde Moshos Garden markasının argan ve aloevera içeren kil maskesini kullanıyorum.
Haftada bir maske uyguladığımda cildimi daha ferah ve dinlenmiş hissediyorum.


Ben 2014 yılındaki cilt bakım rutinim çoğunlukla bu şekildeydi. Sanırım her yıl bir tane bu yazıdan yazıcam ya da bir Kış bir de Yaz olmak üzere iki yazı olabilir.


Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

16 Eylül 2014 Salı

The One Volume Blast Mascara


Bugün sizlere Oriflame bünyesindeki yeni bir marka olan The One'ın beni kendine aşık eden Volume Blast mascarasından bahsedeceğim.

Tanıtım amaçlı gönderdikleri paket elime ilk ulaştığında, elimde çok rimel olduğu için açmamıştım. Bir gün nedense bu rimeli kullanmak istedim ve işte ilk kullandığım o gün beni kalbimden, pardon, kirpiklerimden vurdu :)



Mürdüm rengi çok çılgın bir tasarıma sahip olmayan ambalajı sıradan ama kendisi beni o kadar tatmin etti ki ambalajı, tasarımı falan umrumda değil artık.







İlk şahane özelliği benim sevdiğim gibi plastik fırçalı olması. Nedense plastik fırçalar benim kirpiklerimi daha mutlu ediyor, diğerleriyle rahat edemiyorum ve verim alamıyorum.









Farkındayım fırça minicik ve cılız, incecik. İlk gördüğümde "ayy bu bi işe yaramaz, resmen alt kirpik mascarası gibi" demiştim ama o lafları bir bir yuttum.
O minicik fırça kirpiklerimi çok güzel ayırdı ve uzattı.









Süper volüm verdi, adeta takma kirpik etkisi yarattı diyemem ama bu etki içinde 2-3 kat uygulamanız yeterli. Kat kat uygulamaya elverişli bir yapısı var.

Gün içinde dökülme ya da akma yapmadı. Ancak çok sulanan gözleriniz varsa biraz akabilir.








Maalesef The One markası da Oriflame gibi mağazalarda satılmıyor. Fiyatı tanıtım amaçlı 12.90'dı ama yeni katalogda nasıldır bilemiyorum. Sanırım benim hemen bir The One temsilcisi bulup bol bol bu rimelden stoklamam gerek.

Sevgiyle kalın...

15 Eylül 2014 Pazartesi

Medcezir- Mira Beylice Stil İncelemesi

Medcezir karakterlerinin stil incelemelerine Mira ile devam ediyorum. Serenay Sarıkaya benim beğendiğim bir kadın ve vücudu da elverişli olduğundan çoğunlukla ne giyse yakışıyor. Hadi gelin Mira'nın stilini mercek altına alalım.










Mira her bölümde farklı stillerde görebildiğimiz bir karakter. Sürekli şöyle bir stili var diyemiyorum. Onu her kılıkta, her renkte, her modelde kıyafetlerle ve aksesuarlarla görmek mümkün.





Bir yılbaşı davetinde giydiği Hakan Yıldırım tasarımı siyah transparan detaylı elbisesiyle oldukça seksi görünüyor Mira. Sanırım stili hakkında söyleyebileceğim şeylerden biri de bu kılığından da anlayabileceğimiz gibi seksiliği her zaman başka bir şeyle hafiflettiği. Mesela burdaki sütçü kız örgüsü.
Belki ense topuzu olsaydı, elbise ve kırmızı rujla tamamen dişi ve vamp görünebilirdi ama o görüntüyü biraz daha gençleştirmek adına bu saç modelini kullanmış.





Mira, modayı takip eden bir genç kız. Bazen spor bazen daha kadınsı, her renk her desen görebilirsiniz onu. Özel davetler haricinde genelde doğal bir görüntüsü var.






Hem üstte hem altta kot kullanılmasını demode bulmaya başlasam da son sezonlarda yine trend oldu. Mira'da dizinin ilk bölümlerinden birinde kot etek ve bluz birlikteliğinden oluşan bir kombinle hem spor hem de oldukça hanım hanımcık bir tarz yaratmış.












Tabi ki düzgün vücudunu sporla koruyan Mira'yı dizi boyunca arada sırada spor kıyafetleriyle de görüyoruz.








Sezonda moda olan her parçayı o haftaki Medcezir'de Mira'nın üstünde görüyoruz. Göbekten bağlanmış kot gömlekler, yazılı tişörtler, uzun tül etekler, bol kullanılan aksesuarlar hep trendi takip eden kızımızın üstünde.





Desenleri karıştırdığı da oluyor. Kısa etekleri ne kadar yakıştırıyorsam, uzun salaş etekleri de o kadar yakıştırıyorum Mira'ya. Bohem bir havaya giriyor bir anda.












Saçlarıysa genellikle sade. Ya açık bırakılıyor ya da sıradan bir şekilde toplanıyor. Dizi boyunca saç boyunda ya da renginde pek bir değişiklik olmadı.







Umarım Mira'yı yeni sezonda da yine geçtiğimiz sezon olduğu gibi stil sahibi ve güzel parçalar içinde izleriz.
Sizler Mira Beylice'nin stili hakkında neler düşünüyorsunuz?

13 Eylül 2014 Cumartesi

The Balm-Balm Shelter Renkli Nemlendirici



Merhabalar, bloga ve youtube kanalıma bir süredir ara verdim ama şuandan itibaren tam gaz geri döndüm diyebilirim. İlk olarakta bir süredir kullandığım The Balm markasının renkli nemlendiricisiyle ilgili fikirlerimi paylaşmak istedim.


Bendeki rengi light yani en açık olan. İlk zamanlarda bana biraz koyu geldiğinden kullanmaya çekinmiştim fakat yüzünüze iyice yayınca bende çok bir renk farkı yaratmadı.





En güzel yönlerinden biri spf 18 olması ve beni güneş koruyucu kullanmaktan kurtarmış olması.
Bir çok renkli nemlendiricinin aksine sıvı yapılı değil daha kremsi. Kapatıcılığı az yani cildinizdeki herhangi bir kusuru kapatmak için çok ideal bir ürün değil.










64 ml'lik gramajıyla uzun süre kullanılabilecek bir renkli nemlendirici.
Bende irritasyona neden olmadı. Fakat özellikle Yaz aylarında nemlendirmesini çok yeterli bulmadım. Hele ki son zamanlarda cildim karmaya döndüğü için yüzümün dış bölgelerinde biraz kuruma gözlemledim.
Benim için Sonbahar ve Kış aylarında daha kullanışlı olacaktır.









Üründen herhangi bir koku almadım, ya da çok hafif bir kokusu var beni hiç rahatsız etmedi.
Gratis'lerden en son baktığımda 40 tl'ye alabiliyordunuz. Size tavsiyem indirimleri bekleyip 20-25 tl gibi fiyatlara satın almanız.


Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşçakalın...







31 Ağustos 2014 Pazar

Rimmel London Wonder'full Mascara


Ağustos ayının son gününden merhabalar, iki hafta önce Watsons'tan gelen bir kargo sayesinde Rimmel London'ın yeni mascarasıyla tanışma fırsatı buldum. Hatta ertesi gün hemen bir ilk izlenim videosu çekip Youtube kanalımda görüşlerimi paylaştım.
(Videoyu izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.)

Videoda da belirttiğim gibi ürünü kullanarak iki buçuk hafta geçirdim ve nihai fikirlerim oluştu.








İlk olarak bakır renkli ambalajına bayıldım. Kıvrık formda oluşu, rengi ve genel tasarımı bana drugstore bir rimelden ziyade bir sürü para verip aldığımız tasarım markaların ürünlerini anımsattı.



Ürünün içeriğine ve fırça yapısına gelmeden evvel sizlere bu rimelin neler vaadettiğinden bahsetmek istiyorum.
İçeriğinde argan yağı bulunan bir mascara bu. Ne zamandır argan yağı her türlü kozmetik ve bakım ürününde kullanıldı neden rimellerin içeriğinde de kullanılmıyor diye düşünüyordum ki oldu.
Argan yağı sayesinde kirpiklere bakım yapacağını, tek tek ayıracağını ve topaklanma yapmayacağını iddia ediyor ürün.







Plastik ve kalın bir fırçası var. Kirpikleri ayırması ve uzatması güzel. Tek katta çok uzatmıyor ama ikinci katı uygularsanız güzel sonuç alıyorsunuz.

Dolgunluk arayanlara bu ürünü öneremeyeceğim çünkü pek dolgunlaştırmıyor.

Suyla bile kolayca temizleniyor ki bu özelliği çok hoşuma gitti.

Gün içinde pul pul dökülme yapmadı. Sadece benim gibi gözleriniz rüzgardan vs. yaşarıyorsa hafif bir bulaşma yapıyor.






Sizler için rimelsiz ve rimelli olmak üzere farkı görebilmeniz için görsellerde ekledim. Bu arada tek kat uygulanmış hali görecekleriniz, onu da belirtiyim.









Günlük hayatta, takma kirpik görüntüsünden ziyade normalliği seviyorsanız deneyin. Ben sevdim ve günlük makyajlarımda da kullanıyorum.

Fırçası kalın olduğundan özellikle ilk seferlerde kirpik dibime bulaştırdım ama sonra elim alıştı.
Alt kirpiklerde ise her kalın fırçalı rimelde olduğu gibi sorun yaşamanız olası.






Bu mascarayı almak için en yakındaki Watsons şubesine gidip Rimmel London standına bir göz atabilirsiniz.
Fiyatı 20 tl.


Mutlu Pazarlar...

27 Ağustos 2014 Çarşamba

The One - Mul. Mauve Oje

Merhaba, The One'dan gelen paketteki ürünlerden bazılarını daha önce incelemiş ve burdan fikirlerimi belirtmiştim. 

Sıra geldi paketten çıkan ojeye.



Şişe tasarımı hoş tek beğenmediğim nokta fırça kısmının çok kalın olması. Kalın olduğu için fırçanın hakimiyetini sağlamakta zorluk yaşayabiliyorum.







Rengi nasıl tarif etsem bilmiyorum. İsminden de anlaşılacağı üzere mauve rengi. Mauve türkçede leylak rengi diye geçiyor. Bu ürün ise grinin ağırlıkta olduğu bir leylak rengi.








Tek katta örtücülük alıyorsunuz bu güzel bir özellik. Kalın yapılı bir oje ama sürümü çok kolay. Beni asıl şaşırtan kurumasının da hızlı oluşu oldu.




Fırçası kalın. Ben hala kalın fırçalı ojelere alışamadım ama hızlıca uygulama açısından büyük kolaylık sağlıyor.
Bu ojenin tek ve en kötü özelliği ise maalesef sabah sürdüğümde akşam tırnaklarımın ucunda soyulmalar başladı.
Yani kalıcılığı pek iyi değil. Tabi ki çeşitli top coatlarla kalıcılık arttırılabilir.






Normalde fiyatı 18 tl ama en son kataloğa baktığımda tanıtım fiyatı 10 liraydı. Şuan ne durumdadır bilmiyorum. Açıkçası The One markasının bir çok ürününden memnun kalmama hatta bazılarını bittikçe alacak olmama rağmen ojesi için aynı yorumu yapamayacağım, hele ki katalogda 14 gün kalıcılık iddiasını gördükten sonra.Bence 10 lira etmez.

Sevgiler..